Luminesans tarihlemesi, Kuzey Amerika’daki insan varlığının 16 bin yıl önceden daha eskiye dayandığını ortaya koydu. Arkeolojik kanıtlar Kuzey Amerika’daki ‘Clovis First’ teorisinin sorgulanmaya başlamasına sebep oldu. Clovis First teorisi, Sibirya’da yaşayan avcı ve toplayıcı kabilelerin yürüyerek Amerika kıtasına geçtiği ve burada kısa süreli bir yerleşim kurarak 500 yıl gibi bir zaman sonra ortadan kaybolduklarını söyleyen teoridir. Yapılan yeni bir çalışmayla Amerika’daki yerleşimin Clovis’ten 2 bin 500 yıl daha eskiye dayandığını söylüyor.

Luminesans tarihlemesi, Kuzey Amerika’daki insan varlığı

Amerika’nın ilk sakinlerine ilişkin önemli taş eserler topluluğu bulundu. Onlarca yıldır araştırmacılar, Amerika’nın batı bölgelerine 13 bin 500 yıl önce insanların yerleştiğini düşünüyordu. Ortaya atılan bu teori o zamanlara tarihlenmiş olan Clovis eserlerinin yaygın şekilde bulunmasından kaynaklanıyordu. Clovis eserleri ilk defa 1920’li yıllarda New Mexico yakınlarında keşfedildiğinden beri Kuzey ve Güney Amerika’da tanımlanmış olan prehistorik taş aletlerdir. Son yıllarda ortaya çıkarılan arkeolojik kanıtlar giderek Clovis’in ilk olduğu fikrini sorgulamaya başladı. Bulunan yeni taş eserler topluluğu 16 bin ile 20 bin yıl öncesine kadar uzanan bir tarihe sahip.

Bu da Amerika’ya yerleşmiş ilk insan topluluklarının Clovis’ten en az 2 bin 500 yıl önceye uzandığını kanıtlıyor. Bu durum Clovis teknolojisinin halihazırda yerleşmiş, yerli bir nüfusa yayıldığını düşündürmektedir. Texas State Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nde Doktora Sonrası Araştırma Görevlisi ve bu çalışmanın başyazarı olan Tom Williams, “Bulunan bu aletler benzersiz. Yaşlarını ve bir Clovis bileşeninin temelini oluşturduğu gerçeğini birleştirin.Gault sitesinde bulunanlar Amerika’daki en erken insanı araştırmak için harika bir fırsat sunuyor” açıklamasında bulundu. Araştırma ekibi, sürekli insan işgalinin kanıtı olan kapsamlı bir arkeolojik alan, Central Texas’taki Gault Sitesindeki eserleri tespit etti. İlk katmanlarda Clovis eserleri bulunsa da alt katmanlara inildikçe Clovis’ten belirgin bir şekilde farklı eserler tespit edilmiştir.

Bu eserlerin yaşlarını belirlemek için Rodrigues, Keen-Zebert ve meslektaşları, çevreleyen tortul materyalin yaşlarına ait optik simüle edilmiş lüminesans (OSL) adı verilen bir süreç kullandılar. OSL’de araştırmacılar, tortu tabakaları altında gömülü olan mineralleri ışık ya da ısıya maruz bırakarak, minerallerin doğal olarak oluşan radyasyon nedeniyle zamanla birikmiş tuzaklı potasyum, uranyum ve toryum elektronlarını serbest bırakmasına neden olurlar. Sıkışan elektronlar serbest bırakıldığında, materyaller en son ısıya veya güneş ışığına maruz kaldığı zaman geçen süreyi belirlemek için ölçülebilen bir ışık yayarlar.

Luminesans tarihlemesi, Kuzey Amerika’daki insan varlığı

Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2018/07/180723142950.htm